Bugün - 28 Şubat 2020 Cuma
Niğde 15°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Eczaneler
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık Yaşam Kültür Spor Siyaset Eğitim Teknoloji Dünya Asayiş Diğer »
Yazar Detayları

Ömer Sabri KURŞUN

Ömer Sabri KURŞUN - Alçak bir silâh__ İftira__

Alçak bir silâh__ İftira__
Yazı Tarihi: 14 Şubat 2020 Cuma

İftira TDK da ve sözlükte açıklaması “yalan söylemek, uydurmak, asılsız isnatta bulunmak” gibi mânalara gelen iftirâ, terim olarak “bir kimseye asılsız olarak suç, günah yahut kusur sayılan bir söz, davranış veya nitelik isnat etmek” anlamında kullanılmaktadır. Ancak günlük dilde iftira yaygın olmakla birlikte hukuk ve ahlâkta daha çok ifk ve bühtan terimleri, zina iftirası için de kazf kelimesi kullanılmaktadır.

Son zamanlarda insanların çok rahat bir şekilde iftira attığına şahit oluyorsanız, yalnız değilsiniz. Günümüzde git gide yaygınlaşan bir sendrom bu adeta.
İftira, çamur atma, aslı olmayan bir konuda etrafa yalan yanlış bilgiler yaymak anlamına gelir. İftiraya yol açmak ve “haber taşıyıcı olarak” iftirayı yayarak ona çanak tutmak hem insani, hem vicdani hem de dini bakımdan büyük bir vebaldir.
İftira, az ve yetersiz bilgi ile bolca yorum yapmak demektir. Kulaktan dolma ve yüzeysel bilgilerle sonuca gitme eğiliminde olan insanlar tarafından yapılır.

İftiranın kökeninde bilinçaltındaki intikam duygusu yatar. İftiracı kendisini inciteceğini umduğu suçlamaları, özellikleri, ithamları iftira attığı kişiye yakıştırır daha doğru bir tabirle yapıştırır. Çamur at izi kalsın mantığıyla karalamaya çalışır.
Atılan iftira bir ayna gibi iftira eden kişinin bilinçaltını yansıtır. Bastırdığı duygularını, gizlediği suçlarını, günahlarını, hırslarını ve hayallerini yansıtır. Evet iftiralar hayalleri yansıtır. Asılsız suçlamalar başka bir deyişle iftirayı atan kişinin hayalleridir.

İftira atan kişiler, sorunlarıyla başa çıkma becerisi gelişmemiş kişilerdir. Pasif çözüm arayışlarını iftira atarak çözmeye çalışırlar. Bu bağlamda, belli kişileri kendi sorunlarıyla öne çıkartarak, kendi asıl sorunlarının ikinci planda kalmasını sağlamaya çalışırlar. Bu eğilim hem iftira atmayı hem de atılan iftiraya çabuk ve kesin inanmayı artırıcı unsurlardır.

İftira atmak iftiracıya nasıl bir haz verir? Nedir bu kuru iftira dedikleri? Yoksa iftiranın kökeninde müfterinin bizzat kendisi mi vardır?
İftira atmak yani asılsız suçlamalarla bir insanı incitmek, zor duruma düşürmek, onurunu zedelemek, aşağılamak ve insanların gözünden düşürmek, maddi manevi ona zarar vermek çok çirkin bir davranış olduğu gibi, bütün dinlerin yasakladığı ve günah saydığı bir davranıştır.

İftiracı insan İftira attığı kişiyle helâlleşmezse cezasını mutlaka görecektir. Dünyada bir gün kendisi de attığı iftira kadar şeni’ bir iftiraya mahkûm olur. Âhirette de, Allah’ın sorgusuna muhatap olur.
ÖLDÜRÜCÜ bir zehri hiçbir şey yararlı bir içki haline dönüştüremez! Kötü niyetli dedikodu veya iftira da, yerinde olarak dürüst bir insanın, iyi namını çalabilen bir zehre benzetilmiştir.
Romalı ozan Juvenal, iftirayı “zehirlerin en kötüsü” olarak niteledi. İngiliz dram yazarı William Shakespeare de, yazdığı piyesin oyuncusuna şu sözleri söyletmiştir: “Benim iyi namımı çalan, çaldığıyla kendisini zengin etmez, ama beni gerçekten fakir eder.”

İftiraya uğrayan kişinin Allah nezdinde kaybı yoktur. Bilâkis kazancı vardır. Cenâb-ı Hak: “Böyle imtihanlar sizin sevaba erişmeniz için birer vesile teşkil eder.”3 buyurmuştur. Meselâ iftiraya uğradığı halde sabreder, kardeşlik hukukunu, uhuvveti ve toplum huzurunu bozucu taşkınlıklardan kendini alıkoyar ve iftira atmaktan da, iftiraya uğramaktan da Allah’a sığınırsa sevabını katlamış olur.
Ayrıca iftira atan kişiye, günahının birçoğunu da yüklemiştir. Halk arasında iftiraya bu açıdan “günahını alma” denir ve doğrudur. İftiraya uğrayan kişi eğer suçsuz ise, mahşerde Allah’ın adaleti gereği ya iftiracının sevaplarından alır, ya da eğer iftiracının sevabı kalmamışsa kendi günahlarını ona yükler. Peygamber Efendimiz (asm) mahşerde böyle kaybeden kişileri “gerçek müflis” olarak nitelemiştir.

“Söz çokluğunda hata eksik olmaz; fakat dudaklarını tutan akıllı davranır.”

İftira atmak, karşındaki kişileri bilinçli olarak itibarsızlaştırmak için yapılır. İftira atan kişiler, bilinçaltlarında kendi hayatlarının kirli olduğunu düşünür. Karşılarına onlardan daha temiz, mutlu ve sevecen insanlar çıktığında deliye dönerler. İçten içe öfke duyarlar. İftirayı atanlar ve yayanlar, bundan büyük haz duyarlar.

“İftira, iftiracının iftira attığı kişinin masumiyetinden, dürüstlüğünden ve inandırıcılığından korktuğunun, çekindiğinin çok açık göstergesidir. İftira bu anlamda bir tür psikolojik savaş yöntemi olarak karşımıza çıkar. Bir insanı susturmanın, konuşsa da sözlerinin tesirini azaltmanın yolu o insanın inandırıcılığını zedelemek yani ona en olmadık iftirayı atmaktır. Buradaki amaç şudur; “öylesine uzak bir yalan atmalı ki bu kişi kendini savunurken dahi bu çamura saplanıp kirlensin”.

İftira dedikodu bir tür alışkanlıktır. Bazı insanlar iftira atmaktan tarifsiz bir zevk alırlar. İftira, bastırılmış duygularının dışavurumu gibidir, onları zehir akıtır gibi akıtırlar ve sonrada büyük keyif alırlar.
İftira, iftiracının iftira attığı kişinin masumiyetinden, dürüstlüğünden ve inandırıcılığından korktuğunun, çekindiğinin çok açık göstergesidir. İftira bu anlamda bir tür psikolojik savaş yöntemi olarak karşımıza çıkar.

Bir insanı susturmanın, konuşsa da sözlerinin tesirini azaltmanın yolu o insanın inandırıcılığını zedelemek yani ona en olmadık iftirayı atmaktır. Buradaki amaç şudur. Öylesine uzak bir yalan atmalı ki bu kişi kendini savunurken dahi bu çamura saplanıp kirlensin. Politikacılar, sanatçılar, halka mal olmuş insanlar, başarılı iş adamları ve iş kadınları bu sayı uzar gider zaman zaman iftiraya uğramaktadırlar. Oysa atılan iftiralar daima iftirayı atanların ayna misali kendi bakış açılarını yansıtmaktadır. Örneğin dolandırıcılık yapan veya buna niyet eden biri karşısındaki herkesin böyle bir kartı olduğu fikrine kapılarak onu dolandırıcılıkla suçlar. Ya da gayri ahlaki bir hayat süren bir insan ister istemez bu hayat anlayışını iftiralarıyla açığa vurur.
Unutulmamalıdır ki; Güneş balçıkla sıvanmaz. Yalan ve iftira ile kurgulanmış bir hayat mutlaka açık verir, çelişkilerin ve detayların içinde boğulur. Çirkin sözler iftira atanın dedikodu yapanın kendisine döner ve kesinlikle ayağına dolanır.

Bir takım bahaneler ortaya atılarak iftiraya inanma eğilimlerinin artması, çirkin eylemlerin toplumda daha hızlı yayılmasına neden olur. Çünkü bu iftiralara ve yakıştırmalara büyük ölçüde inanılacağının düşünülmesi, belli odakların gözlerine kestirdikleri kişileri iftira yoluyla pasifleştirme ihtiyaçlarını teşvik eder.
İftira atmaya eğilimin yükselmesi, toplumda güvensizlik, sevgisizlik ve düşmanca hisler meydana getirir. Bireylerin kaygı oranlarını da artırır. İftira, iftiraya uğrayan kişileri baskı ve stres altında yaşamaya zorlar.

İftira ve dedikodu “başkaları ve onların işleri hakkında, her zaman doğru olmayan, boş konuşmadır.” Bu, “teklifsiz, hafif söz veya yazı”dır. Hepimiz başka kişilerle ilgilendiğimize göre, bazen onlar hakkında iyi, bina edici sözler söyleriz. İftira ise, değişiktir. “Başkasının iyi nam veya ününe zarar vermeyi amaçlayan sahte bir haber”dir.

İftiraya uğrayan kişi, insanlar nezdinde durum açıklığa kavuşuncaya kadar suçlanabilir. Fakat bu süreci Allah’a sığınarak geçirir ve hiç kimseye ne eliyle, ne diliyle zarar vermez ise, Allah nezdinde kazanan yine kendisi olur.

İftiranın izalesi, telâfisi, tövbesi var elbet. Kısaca özetlemek gerekirse:

1- İftira attığın aynı kişilerin yanında, iftiraya uğrayan kişiyi tebrie etmek, yani günahsız ve masum olduğunu ilân etmek,
2- İftira ile kişilere maddî zarar verilmişse bunu tazmin etmek, yani ödemek,
3- İftiraya uğrayan kişi ile helâlleşmek,
4- İftira günahından dolayı Allah’a tövbe etmek.

Yüce Allah¸ insanı en güzel bir şekilde yaratmış¸ onu yeryüzünün halifesi kılmış¸ ona şeref ve izzet bahşetmiştir. Kur'an¸ güvenilir insanların hüküm sürdüğü huzurlu ve emniyetli bir toplumu¸ barış içinde bir dünyayı büyük hedef olarak belirlemiştir. Dolayısıyla buna engel olacak her kötülüğü yasaklamıştır.
İftira Suçunun Cezası TCK 267/1-2-3-4-5-6-7 de açıklanmıştır…

29. 01.2020
Ömer Sabri Kurşun

(yazı çeşitli kaynaklardan alıntılarla desteklenmiştir.)

 
İletişim E-Posta: omersabrikursun@hotmail.com. - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Alçak bir silâh__ İftira__
Bir Kitap Gibidir Hayat
Kişilik ve Karakter
Ölüm acılı mı, acısız mı?
Şiir ve yaşam ikilisi...
Beklemek, hayatın gizli öznesidir
Güneş'imin doğduğu kent
Sustum
Dolunay vardı gökyüzünde...
Sensiz ve Sessiz...
Diğer Yazarlar

Yaşımı Soruyorsun
Çamardı..Demirkazık
Hırsız, Remziye abla ve alzheimer…
Duygusal Bağışıklık Sistemi Nedir, Nasıl Güçlenir
NİĞDE KIŞ TURİZMİ
EZBER BOZAN
KAYBOLAN YILLARIMI GERİ VERSELER
Alçak bir silâh__ İftira__
Veda Treni
Buyurun Konkordato Ve Harcamaya…
E-Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Neşe KIZILYAR
EZBER BOZAN
BazenDüşler aynasına akseder yıllarÖyle ...
Lerzan KARABAYIR
Duygusal Bağışıklık Sistemi Nedir, Nasıl Güçlenir
  Hayatı hepimiz çok yoğun yaşıyoruz....
Hülya Sezgin
Hırsız, Remziye abla ve alzheimer…
Yedi-sekiz yıl öncesiydi. Artık aile gibi old...
Ömer Sabri KURŞUN
Alçak bir silâh__ İftira__
İftira TDK da ve sözlükte açıklam...
Hüseyin Ülkü KORKMAZ
Veda Treni
Çocukluk yıllarında gece başımı yastığa koy...
Yaşar ARIK
Yaşımı Soruyorsun
  Sen … Yaşımı soruyorsun.Normal yaşı...
Talip PEKER
Çamardı..Demirkazık
Çamardı'da spor neden gelişmez?  Nede...
Hayrettin YENEL
ÇOK ÖZLEMİŞİZ …
  Hayrettin YENEL E-Posta : hayretti...
Melek DÖNMEZ
KAYBOLAN YILLARIMI GERİ VERSELER
Özgürlük mü vardı yıllar ö...
Akın Gönen
NİĞDE KIŞ TURİZMİ
Aralık ve Ocak ayları, ülke siyaset ve ekonom...
Firat ENSARİ
Buyurun Konkordato Ve Harcamaya…
Yeni çağın insanını var kılan yaşamla olan ...
Arif TEMİR
Doğum ve evlat edinme sonrası izin hakları
Çalışma hayatında çalışanların ö...
Anket

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


  Çok Güzel12444 Kişi (% 99 )
  İdare Eder74 Kişi (% 0 )
  Biraz Kötü11 Kişi (% 0 )

Toplam 12529 Kişi

Hava Durumu ( Niğde )
Bugün
5°°C - 15°°C
Cumartesi
1°°C - 7°°C
Pazar
-1°°C - 5°°C
Pazartesi
-1°°C - 13°°C
Namaz Vakitleri ( Niğde )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:4807:0912:5916:0818:3919:55

28 Şubat 2020 Cuma
Röportajlar
Niğde Anadolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Erol Uğurlu ile röportaj
RÖPORTAJ: Hüseyin Ülkü KORKMAZ Niğde Anadolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Erol Uğurlu ile yaptığım röportajı sunuyorum. ...
»
»
»
Tarihte Bugün
1856 - Islahat Fermanı'nın ilanı.
2006 - Leyleklerin gelme zamanı.
1918 - Of ve Çaykara'nın kurtuluşu.
2006 - Sivil Savunma Günü.
Kim Kimdir
Günün Sözü
Mürşitlik alıcılık değil, vericiliktir?
(Hacı Bektaşı Veli)
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Eczaneler
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(1127 Online) 0,29ms